"Ham"
petrol nedir?

Yerküre içerisinde organik
materyalin başkalaşımı ile oluşmuş ve gözenekli
kayaçlar içerisinde depolanmış sıvı haldeki
hidrokarbonlara ham petrol adı verilir. Petrolün
başındaki "ham" terimi bir hammadde olduğunu ve
henüz işlenmediğini gösterir. Ham petrol, rafinerilerde bileşenlerine
ayrıştırılarak (damıtılarak) günlük yaşamımızda kullandığımız
pek çok ara madde ve akaryakıt ürünleri elde edilir.
İngilizcede
petrol yerine kullanılan petroleum
terimi köken olarak Grekçe’den
(Yunanca’dan) türemiş olup,
taş anlamına gelen
"petra" kelimesi ile
yağ
anlamına gelen
"oleo" kelimelerinin
birleşimidir ve taşyağı anlamına
gelir. Eski Grekler’den daha önce, Mezopotamya
dillerinde
naptu kelimesi taşyağı
anlamında kullanılmıştır. Daha sonra bu kelime
nafta olarak evrimleşmiş ve
bugün pek çok dilin kelime haznesine ham petrol
veya petrolden elde edilen gazyağı ve benzin türü
hidrokarbon sıvıları belirtmek üzere girmiştir.
<<
SAYFA BAŞI
Petrol
ve doğal gaz nasıl oluşmuştur?
Hidrokarbonların ve dolayısıyla
petrol ve gazın yeraltında nasıl oluştuğu
kesinlikle bilinmemekle birlikte, 20.
yüzyılın başından beri süregelen bilimsel
araştırma sonuçları, tüm hidrokarbonların yaşamını
yitirmiş canlıların
artıklarının durgun deniz ve göl gibi ortamların
tabanında birikmesiyle oluşmaya başladıklarını
ortaya koymaktadır. Deniz, göl veya akarsularda
yaşamını yitirmiş olan bitkisel ve hayvansal
canlılar (yani ölü
organizmalar) akarsuların
bu ortamlara taşıdığı kum, kil ve mineral
tanecikleri ile birlikte dibe çökerek yığılırlar.
Bitkisel ve hayvansal kökenli malzemeler
mikroskopik boyuttan gözle
görülebilecek boyuta kadar değişen büyüklüklerdeki
organik artıklardan oluşurlar.
Milyonlarca yıl süren bu çökelme ve
yığılma olayı tüm çökel malzemenin kalınlığının
artmasına neden olur. Ancak, artan kalınlıkla
birlikte çökellerin tabana uyguladıkları ağırlıkta
artar. Önce çökelen ve altta kalan kayaç bileşenleri
sürekli artan üst ağırlık etkisi altında sıkılaşmaya
ve biribirlerine tutunmaya başlarlar. Organik
artıklar da, sıkılaşan katı tanecikleri arasında
gözenek adı verilen çok küçük boşluklarda ve
çatlaklarda su ile birlikte sıkışırlar ve yer
altındaki ısı, radyoaktif element ışıması,
bakteri etkisi ve üst ağırlık baskısı
gibi etkenler altında kimyasal bozunmaya ve moleküler
değişime uğrarlar. Yüzbinlerce, milyonlarca yıl
sürebilen ve
katajenez adı verilen bu
bozunma sürecinde organik kökenli katılar, sıvılar ve
gazlar oluşmuştur. Bunlardan
sıvılar ve gazlar bozunmalarını sürdürerek bizim
algıladığımız anlamda ham petrole ve doğal gaza dönüşmüşlerdir.
Organik hammaddenin katajenezi
sırasında, bu maddelerin gözenek ve çatlaklarını
doldurduğu kayaç da
diyajenez adı verilen değişim
süreci geçirir. Diyajenez sırasında killer, kumlar,
organik artıkların kabukları ve mineraller hem
kimyasal hem de fiziksel olarak değişimler geçirirler
ve sıkılaşarak taşlaşırlar, yeraltı kayaç katmanlarını
oluştururlar. Gözenekleri içinde petrol ve gaz oluşan
bu kayaçlara
hazne kayaç adı verilir.
Bir hazne kayacın
içerisinde içerisinde oluşan
petrol ve gaz, kırılmaların oluşturduğu çatlak ve
kırık yüzeyleri boyunca kaçarak daha gözenekli
kayaçların
gözenekleri ve/veya çatlakları içine göç edebilirler.
Bu olay petrol veya gazın
birincil göçü olarak
adlandırılır. Göç olayı kilometrelerce uzağa kadar,
yatay veya düşey yönde olabilir. Yeter ki petrol ve
gaz içine yerleşebilecekleri gözenekli ve geçirgen bir
kayaç bulabilsinler… Gözenekleri suya doygun,
geçirgen bir kayaca göç etmeye çalışan petrol ve/veya
gaz, sudan daha düşük yoğunluğa sahip olması nedeniyle
yavaş yavaş su ile düşey yönde yer değiştirmeye
başlar. Bu olay petrol veya gazın
ikincil göçü olarak
adlandırılır. Eğer petrol ve gaz bu kayaç gözenekleri
içinde sıkışırlar ve bir başka kayaç içine göç
edemezlerse, petrol ve gaz artık kapanlanmıştır.
Yoğunluğu düşük olan gaz üstte olmak üzere, onun
altında petrol ve en altta da su, kayaç gözenekleri
içinde aşağı doğru sıralanırlar. Molekülleri
petrolden çok daha küçük olan gaz bazan petrolün içine
giremeyeceği yeni bir göç yolu bulup petrolden
ayrılabilir. İşte böyle gözenekleri içinde petrol ve
gaz kapanlamış bir kayaç parçasına
petrol rezervuarı,
yalnızca gaz kapanlanmış bir kayaç parçasına da
doğal gaz rezevuarı adı
verilir.
<<
SAYFA BAŞI
Ham petrolden
damıtma yoluyla elde edilen bileşenler nelerdir?
Ham petrolün rafinerilerde arıtılması ve işlenmesi
sonucunda, ortalama olarak %43 benzin, %18 fuel
oil ve motorin, %11 LPG (sıvılaştırılmış petrol
gazı, propan veya propan-bütan karışımı), %9 jet
yakıtı, %5 asfalt ve %14 diğer ürünler elde edilmektedir.
<<
SAYFA BAŞI
Yeraltında
petrol ve doğal gaz nasıl bulunur?
Petrol ve doğal gaz yeraltında kayaçların mikroskopik
gözeneklerinin ve çatlakların içerisinde bulunur.
Petrolün yeraltında bir göl veya havuz içerisinde
bulunduğu düşüncesi doğru değildir. Petrol ve doğal gazın aranması jeoloji, jeofizik ve
petrol mühendisliği dallarının ortak çalışmasını
gerektirir. Yeraltı formasyonlarında petrolün ve/veya
gazın
var olup olmadığı kesin olarak yalnızca sondaj yapılarak belirlenebilir.
Petrolün varlığı ve ekonomik olarak üretilebilirliği
sondajlarla
kanıtlandıktan sonra üretim kuyuları delinerek
petrolün yeryüzüne çıkartılması sağlanır.
Petrol, yerin derinliklerinde bulunan kayaçların gözenekleri
ve çatlakları içerisinden akarak üretim kuyusuna
ulaşır.
Bir petrol veya gaz kuyusunun
delinmesi işlemi petrol ve doğal gaz
mühendisliğinin bir alt sınıfı olan
Sondaj (kuyu delme) Mühendisliği'nin
görev alanına girer. Petrol veya gaz amaçlı
delinen kuyuların pek çoğu petrollü veya gazlı
çıkmaz ; kuru kuyu adıyla anılır ve
terkedilirler. Eğer bulunan petrol ve/veya gaz
rezervi ekonomik ise, diğer bir deyişle
üretim için yapılacak
parasal yatırımı karşılayacak düzeyde ise, o zaman
petrol ve gazın üretimi için sahanın
geliştirme aşamasına geçilir.
Ancak, bulunan petrol ve/veya gaz
rezervi yapılacak parasal
yatırımı karşılayamayacak kadar küçük ise, o kuyu
petrollü veya gazlı dahi
olsa, petrolün varil fiyatı yeterince yüksek
düzeye erişene dek terkedilir.
Petrol ve gazın üretilmesi, boru
hatları yoluyla ayrıştırma veya tüketim tesislerine
aktarılması işlemi, petrol ve doğal gaz
mühendisliğinin ikinci bir alt sınıfı olan
Üretim Mühendisliği'nin
görev alanına girer. Ancak, yerin binlerce metre
altındaki bir kayacın gözeneklerinde
bulunan petrol
ve gazın tamamının
üretilebilmesi hemen hemen olanaksızdır. Petrol
rezervuarından maksimum miktarda petrol üretebilmek,
gözenekli ortamda petrol ve gaz
akışın fiziğini belirlemeye yönelik
zorlu ölçümler, ileri düzeyde
matematik içeren hesaplamalar ve sayısal
modelleme tekniklerinin
kullanımını gerektirir. İşin bu
parçası da petrol ve doğal gaz mühendisliğinin üçüncü
bir alt sınıfı olan
Rezervuar Mühendisliği'nin
görev alanına girer.
<<
SAYFA BAŞI
Doğal gaz nedir?
Doğal gaz; metan(CH4), etan(C2H6), propan(C3H8) gibi hafif moleküler ağırlıklı hidrokarbonlardan
oluşan bir karışımdır. Yeraltında yalnız başına
veya petrol ile birlikte bulunabilir. Petrol gibi
doğal gaz da kayaçların mikroskopik gözeneklerinde
bulunur ve kayaç içerisinde akarak üretim kuyularına
ulaşır. Doğal gaz, yüzeyde ayrıştırılarak içerisinde
bulunan ağır hidrokarbonlar (bütan, pentan.. vb)
uzaklaşıtırılır. Doğal gaz, evlerimizde kullandığımız
en temiz fosil yakıttır. Doğal gazın yanması durumunda
karbondioksit, su buharı ve azot oksitler oluşur.
<<
SAYFA BAŞI
Petrol
ve doğal gaz birbirinden farkli iki madde midir?
Petrol ve doğal gaz, ayni tip hidrokarbon
moleküllerinden oluşmuş, sırası ile sıvı ve gaz
fazlarındaki akışkanlara verilen isimlerdir.
Doğal gaz yeraltında yalnız başına
bulunabileceği gibi, petrol rezervuarlarında gaz başlığı olarak ve/veya petrol
içerisinde çözünmüş olarak da bulunur. Doğal gaz,
çoğunlukla C1-C5 hidrokarbonlarından oluşurken,
petrol içerisinde C1-C60+ (C60 ve daha ağır) hidrokarbonlar
bulunur. Petrol içerisinde çözünmüş gaz, petrolün
kuyuya akmasını sağlayan en önemli enerji kaynağıdır.
Aşağıda petrol ve doğal gazın yaklaşık olarak
bileşimleri verilmektedir.
Bu tablodan da görülebileceği gibi petrol ve doğal
gaz, aynı hidrokarbon ailesine ait moleküllerin
farklı bileşimlerde
bir araya gelmesiyle oluşur.
Bileşen |
Doğal Gaz
Mol Kesri
|
Petrol
Mol Kesri
|
Metan
(CH4) |
0.90
|
0.44
|
Etan
(C2H6) |
0.05
|
0.04
|
Propan
(C3H8) |
0.03
|
0.04
|
Bütan
(C4H10) |
0.01
|
0.03
|
Pentan
(C5H12) |
0.01
|
0.02
|
Hexan
ve daha ağır (C6H14 ve yukarısı) |
<< 0.01
|
0.43
|
|
<< SAYFA BAŞI
Petroller nasıl sınıflandırılır?
Ham petrolün kimyasal bileşimi
oldukça karmaşıktır. Tipik bir ham petrol örneği,
18 farklı hidrokarbon ailesine ait yaklaşık birkaç bin
kimyasal madde içerir. Petrolün içerdiği
bileşenlerin tamamının detaylı analizi oldukça
zordur. Petrolün yapısının bu derece karmaşık
olması,
basitleştirilmiş sınıflama tekniklerinin
kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir.
Yaygın olarak kullanılan bir
sınıflama yöntemi petrolü parafin bazlı ve asfalt
bazlı olarak ikiye ayırmaktır. Parafin bazlı
petrollerden düşük sıcaklıklarda parafin adı verilen
bir katı madde ayrışır. Parafin, asitlere karşı
dayanıklı, eter, kloroform, karbon disülfit gibi
kuvvetli solventler tarafından çözülemeyen bir
katıdır.
Asfalt bazlı petroller, damıtma
sonucunda artık olarak koyu renkli (siyah) bir katı
faz oluştururlar. Asfalt, eter, kloroform, karbon
disülfit gibi kuvvetli solventler tarafından
çözülebilen bir maddedir.
<<
SAYFA BAŞI
Dünyada petrol tükenmekte midir?
Her yenilenemez enerji
kaynağında olduğu gibi petrol rezervleri de
sınırlıdır. Bununla beraber uzun yıllar yetecek
petrol rezervleri mevcuttur ve yeni rezervler de yer altında keşfedilmeyi ve
üretilmeyi beklemektedir. Gelişen teknoloji
sayesinde petrol, derin deniz diplerinde ve yer
içinin karmaşık yapıda olduğu bölgelerde dahi
aranmakta, bulunmakta ve üretilmektedir. Yaygın
olarak söylendiği gibi petrolün yaklaşık olarak 40
yıllık içerisinde tükeneceği varsayımı aslında
yanlış bir anlamadan kaynaklanmaktadır (2002 yılı
sonu dünya rezerv/üretim ortalaması 40.3 yıldır). Burada
bahsedilen süre petrol şirketlerinin ellerinde
tuttukları ekonomik olarak üretilebilir petrol rezervlerinin
miktarından kaynaklanmaktadır. Yapılacak yeni
keşifler ile artacak olan petrol rezervleri yakın
gelecekte üretim/tüketim dengesini sağlayacak
yeterliliktedir.
2002 yılı kaynaklarına göre
bilinen rezervlerin yaklaşık 2/3 kadarına sahip
olan Orta Doğu bölgesi, mevcut üretim miktarları
korunduğunda ve yeni keşifler yapılmadığı
varsayıldığında 86 yıl yetecek kadar petrol
rezervine sahiptir. Kuzey Amerika'da ise bu oran
yaklaşık 13 yıl kadardır.
<<
SAYFA BAŞI
OPEC nedir?
Organization of Petroleum
Exporting Countries kelimelerinin baş harflerinden
oluşan OPEC sözcüğü, kısaca petrol ihraç eden
ülkeler organizasyonunu betimlemek için kullanılır.
OPEC'in kuruluş amaçlarından en önemlisi dünyada
petrol fiyatlarını stabil hale getirmektir. 11
gelişmekte olan ülkenin katılımı ile oluşturulan
organizasyonun üyeleri aşağıda verilmektedir :
Cezayir |
Kuveyt |
Suudi
Arabistan |
Endonezya |
Libya |
Birleşik
Arap Emirlikleri |
İran |
Nijerya |
Venezuella |
Irak |
Katar |
|
<<
SAYFA BAŞI
OPEC sepet fiyatı ne demektir?
OPEC sepet fiyatı petrol ihraç
eden ülkeler organizasyonuna dahil ülkelerin
uyguladığı fiyatlandırma mekanizması ile
belirlenmiş ortalama fiyattır. Ortalama
petrol fiyatı belirlenirken yedi farklı referans
petrolün ortalaması kullanılmaktadır.
Referans petrollerden altısı OPEC üyeleri
tarafından üretilirken, yedincisi ise (Istmus)
OPEC üyesi olmayan Meksika tarafından
üretilmektedir. Referans petroller aşağıda
gösterilmektedir :
Arabian
Light (Arap hafif petrolü), Suudi
Arabistan |
Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri |
Bonny
Light, Nijerya |
Saharan
Blend, Cezayir |
Minas, Endonezya |
Tia
Juana Light, Venezuella |
Istmus, Meksika |
<<
SAYFA BAŞI
Dünyada en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine
sahip ülkeler hangileridir?
2004 yılında kanıtlanmış petrol rezervleri en
yüksek olan ilk beş ülkenin sıralaması aşağıdadır
:
Ülke |
Kanıtlanmış
Rezerv
(109 varil) |
R/P Oranı |
Suudi
Arabistan |
262.7 |
67.8 |
Iran |
132.5 |
88.7 |
Irak |
115.0 |
>100 |
Kuveyt |
99.0 |
>100 |
Birleşik
Arap Emirlikleri |
97.8 |
>100 |
<<
SAYFA BAŞI
Dünyada en çok petrol üreten ülkeler hangileridir?
2004 yılında en çok petrol üreten ilk beş
ülkenin sıralaması aşağıdadır :
Ülke |
Günlük Üretim
(106
varil) |
Suudi
Arabistan |
10.37 |
Rusya
Federasyonu |
9.27 |
Amerika
Birleşik Devletleri |
8.69 |
İran |
4.09 |
Mexico |
3.83 |
<<
SAYFA BAŞI
Nafta nedir?
Nafta
ham petrolün atmosferik koşullarda damıtılması
sırasında elde edilen (30-170°C
) renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı hidrokarbon
karışımlarına verilen bir addır. Nafta kelimesi
tarihsel olarak Bakü ve İran da yeryüzüne kadar
ulaşan bir tür hafif petrol sızıntısını
adlandırmak için kullanılmıştır. Nafta kimyasal
olarak parafinik, naftenik ve aromatik
hidrokarbonlardan oluşur. Nafta yaygın olarak
solvent (çözücü) ve diğer maddelerin üretildiği
bir ara ürün olarak kullanılır. Teknik
açıdan arabalarımızda kullandığımız benzin ve
kerosen nafta gurubu karışımlar arasında yer alır.
<<
SAYFA BAŞI
LPG nedir?
LPG (liquiefied petroleum gas -
sıvılaştırılmış petrol gazı) çoğunlukla 3 ve 4
karbonlu (C3 ve C4)
hidrokarbonları içeren ve düşük basınçlarda
sıvılaşabilen gazları tanımlamakta kullanılan bir
terimdir. Doğal haliyle LPG renksiz, kokusuz,
toksik özelliği bulunmayan bir maddedir. Havadan
daha yoğundur ve basınç altında sıvı halde
depolanır. Kaçak oluşması durumunda kolayca
farkedilmesi için içerisine kokulandırıcılar
eklenerek kullanıma sunulur.
<<
SAYFA BAŞI
LNG nedir?
Doğal gaz atmosferik basınçta
yaklaşık olarak -125°C sıcaklığına kadar
soğutulduğunda sıvı hale geçer ve sıvılaştırılmış
doğal gaz (LNG) olarak adlandırılır. Bir birim
hacim LNG buharlaştırıldığında yaklaşık olarak 600
birim hacim doğal gaz elde edilir.
LNG su yoğunluğunun yarısından daha düşük bir
yoğunluğa sahiptir. LNG doğal haliyle kokusuz,
renksiz, korozif olmayan ve zehirleyici bir
özelliği bulunmayan bir sıvıdır.
Buharlaştırıldıktan sonra kolayca farkedilmesi
için içerisine kokulandırıcılar eklenerek
kullanıma sunulur.
<<
SAYFA BAŞI
CNG nedir?
Yaklaşık olarak 2000-3600 psi
basınca kadar sıkıştırılarak basınçlı kaplarda
saklanan ve kullanıma sunulan "yoğunlaştırılmış"
doğal gaza verilen isimdir. CNG genleştirilerek
basıncı düşürüldükten sonra doğal gazın
kullanıldığı her yerde ve şekilde kullanılabilir.
CNG benzin ile kıyaslandığında daha düşük emisyon
değerlerine sahip olduğundan yaygın olarak taşıt
araçlarında kullanılır.
<<
SAYFA BAŞI
Biobenzin nedir?
Biobenzin (gasohol) %90
kurşunsuz benzin ve %10 tarımsal kökenli (tahıl
veya şekerkamışı) etil
alkol (etanol) karışımıdır. Biobenzin kurşunsuz
benzine göre daha yüksek oktanlıdır.
Bunun yanında emisyon miktarı da kurşunsuz benzine
göre daha düşüktür.
<<
SAYFA BAŞI